İdare hukuku, devletin yürütme organı ve idari kuruluşların faaliyetlerini, bu faaliyetlerden doğan uyuşmazlıkları ve bireylerin idareye karşı haklarını düzenleyen kamu hukuku dalıdır. Türk idare hukuku sistemi, Anayasa'nın 125. maddesinde yer alan "idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" ilkesine dayanmaktadır. Bu ilke, hukuk devleti anlayışının temel taşıdır.
İdari yargı, genel olarak idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinden oluşmakta olup temyiz mercii Danıştay'dır. İdari davalar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) çerçevesinde yürütülmektedir. Yaylı Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak, Bağcılar ve İstanbul genelinde idare hukuku alanında müvekkillerimize kapsamlı avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmaktayız.
İptal davası, idarenin hukuka aykırı işlemlerinin yargısal denetim yoluyla ortadan kaldırılmasını sağlayan temel dava türüdür. İYUK'un 2. maddesine göre iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden birinin hukuka aykırı olması sebebiyle açılır. İptal davasının konusu olabilecek başlıca idari işlemler şunlardır:
İptal davası açma süresi, İYUK'un 7. maddesi uyarınca işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür. Vergi mahkemelerinde ise bu süre 30 gündür. Sürenin kaçırılması halinde dava hakkı düşeceğinden, idari işlemle karşılaşan bireylerin vakit kaybetmeden hukuki destek alması büyük önem taşımaktadır.
İptal davasıyla birlikte, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğacaksa, İYUK'un 27. maddesi uyarınca yürütmenin durdurulması da talep edilebilir. Bu tedbir kararı sayesinde dava sonuçlanana kadar işlemin etkisi askıya alınabilir.
Kanser, MS, romatizmal hastalıklar ve diğer ağır hastalıkların tedavisinde kullanılan akıllı ilaçlar (hedefe yönelik tedavi ilaçları, immünoterapi, biyolojik ajanlar), yüksek maliyetleri nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) onayına tabidir. SGK, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında bu ilaçların geri ödeme koşullarını belirlemektedir.
Hastaların veya hekimlerin akıllı ilaç kullanım taleplerinin SGK tarafından reddedilmesi, bir idari işlem niteliğindedir ve idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. SGK'nın akıllı ilaç talebini reddettiği başlıca durumlar şunlardır:
Bu durumlarda hasta, SGK'nın ret kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Tedavinin aciliyeti ve ilacın hayati önemi göz önünde bulundurularak, dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talep edilmesi büyük önem taşır. Mahkeme, yürütmenin durdurulmasına karar verdiğinde SGK ilacı karşılamak zorunda kalır.
Yaylı Hukuk olarak, hayati öneme sahip akıllı ilaçlara erişim hakkının engellenmesi durumunda müvekkillerimize hızlı ve etkin hukuki destek sunmaktayız.
Kamu görevlilerine uygulanan disiplin cezaları, idari işlem niteliğinde olup yargısal denetime tabidir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen disiplin cezaları şunlardır:
Disiplin cezalarına karşı öncelikle idari itiraz yollarının tüketilmesi gerekebilmektedir. Uyarma ve kınama cezalarına karşı disiplin kuruluna, diğer cezalara karşı ise yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz süreleri kararın tebliğinden itibaren 7 gündür. İdari itirazın reddi veya süresinde cevap verilmemesi halinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Disiplin cezalarının iptali davalarında mahkeme; cezanın ölçülü olup olmadığını, savunma hakkının usulüne uygun kullandırılıp kullandırılmadığını, soruşturma sürecinin hukuka uygunluğunu ve fiilin sübut bulup bulmadığını değerlendirmektedir.
Tam yargı davası, idarenin hukuka aykırı işlem veya eylemlerinden dolayı kişilerin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla açılan dava türüdür. İYUK'un 2. maddesi uyarınca, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişiler tarafından açılabilir.
Tam yargı davası, İYUK'un 13. maddesi uyarınca zarara yol açan işlem veya eylemin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her hâlde işlem veya eylemden itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. İptal davası ile birlikte veya iptal kararının ardından ayrı olarak da tam yargı davası açılabilir.
İdarenin sorumluluğunda hizmet kusuru ilkesi esas olmakla birlikte, bazı durumlarda kusursuz sorumluluk da kabul edilmektedir. Özellikle tehlikeli faaliyetlerden doğan zararlar ve terör olayları gibi sosyal risk durumlarında idarenin kusuru aranmaksızın tazminat sorumluluğu doğabilmektedir.
Vergi uyuşmazlıkları, mükellefler ile vergi idaresi arasında vergilendirme işlemlerinden kaynaklanan hukuki anlaşmazlıklardır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 2577 sayılı İYUK çerçevesinde çözüme kavuşturulur. Vergi uyuşmazlıklarında başvurulabilecek yollar şunlardır:
İdari çözüm yollarından sonuç alınamaması halinde vergi mahkemelerinde dava açılabilir. Vergi davaları, verginin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde açılmalıdır. Vergi mahkemesinde dava açılması, vergi tahsilâtını durdurur; bu yönüyle vergi davaları iptal davalarından farklı bir konuma sahiptir.
Vergi uyuşmazlıklarının başlıca konuları arasında gelir vergisi, kurumlar vergisi, KDV, ÖTV, emlak vergisi tahakkukları, vergi cezaları, ödeme emirleri ve haciz işlemleri yer almaktadır. Yaylı Hukuk olarak müvekkillerimize hem idari başvuru süreçlerinde hem de vergi davalarında hukuki destek sunmaktayız.
Kamulaştırma, idarenin kamu yararı amacıyla özel mülkiyetteki taşınmazları bedeli karşılığında edinmesidir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, kamulaştırma sürecini ve mülk sahiplerinin haklarını ayrıntılı olarak düzenlemektedir.
Mülk sahipleri, tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu düşünmeleri halinde bedel artırım davası açabilir. Ayrıca kamulaştırma işleminin kamu yararı amacı taşımadığı veya usule aykırı yürütüldüğü hallerde idare mahkemesinde kamulaştırma işleminin iptali davası açılabilir. Kamulaştırmasız el atma durumlarında ise mülk sahiplerinin tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
İdari sözleşmeler, idarenin kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla özel hukuk kişileriyle akdettiği ve kamu hukukuna tabi olan sözleşmelerdir. İmtiyaz sözleşmeleri, kamu ihale sözleşmeleri, idari hizmet sözleşmeleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında akdedilen sözleşmelerde; sözleşmenin uygulanması, fesih, kesin teminatın irat kaydedilmesi, hakediş ödemelerine ilişkin uyuşmazlıklar ve yasaklama kararları idari yargının denetim alanına girmektedir. Bu uyuşmazlıklarda hem yüklenicilerin hem de idarenin hakları titizlikle korunmalıdır.
Yaylı Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak, kamu ihale süreçlerinde hukuki danışmanlık, ihale kararlarına itiraz ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda müvekkillerimizi etkin biçimde temsil etmekteyiz.
İdari yargıda dava açmadan önce dikkat edilmesi gereken birçok usul kuralı bulunmaktadır. Genel olarak idari dava süreci şu aşamalardan oluşur:
İdari davalarda sürelerin kaçırılması telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Yaylı Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak, Bağcılar ve İstanbul'daki müvekkillerimize idare hukuku alanında sürecin her aşamasında profesyonel hukuki destek sunmaktayız.
İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür. Vergi mahkemelerinde ise bu süre 30 gündür. İdari işlem tebliğ edilmemişse, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren süre başlar. Sürenin kaçırılması halinde dava hakkı düşeceğinden, derhal bir avukata başvurmanız tavsiye edilir.
Yürütmenin durdurulması, iptal davası sonuçlanana kadar idari işlemin uygulanmasının mahkeme kararıyla geçici olarak askıya alınmasıdır. Bunun için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğacak olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir (İYUK m.27).
Disiplin cezasına karşı öncelikle cezanın tebliğinden itibaren 7 gün içinde ilgili disiplin kuruluna itiraz edebilirsiniz. İtirazınızın reddedilmesi veya 30 gün içinde cevap verilmemesi halinde idare mahkemesinde iptal davası açabilirsiniz. Devlet memurluğundan çıkarma cezasına doğrudan idari yargı yoluna başvurma hakkınız da bulunmaktadır.
Evet, vergi mahkemesinde dava açılması, İYUK'un 27/4. maddesi uyarınca tarh edilen verginin ve cezanın tahsilâtını otomatik olarak durdurur. Bu durum, iptal davalarından farklı olarak vergi davalarına özgü önemli bir güvencedir. Ancak ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere karşı açılan davalarda tahsilâtın durması için ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmesi gerekebilir.
Kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu düşünüyorsanız, bedelin kesinleştiği veya tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde asliye hukuk mahkemesinde bedel artırım davası açabilirsiniz. Mahkeme, bilirkişi incelemesi yaptırarak taşınmazın gerçek değerini tespit edecek ve aradaki farkı hükme bağlayacaktır.
Uzman idare hukuku avukatlarımız, haklarınızı idareye karşı en etkili şekilde savunmak için hazır. Hemen iletişime geçin.